Sat Buzul Gölleri

Cengiz sabah 7:00 de, o Yüksekova yazısının olduğu parkın önünden bizi alacağını söylemişti. Sakın kahvaltı etme diye de eklemişti. Kurallara harfiyen uymaya çalıştığımı tanıyanlar bilirler. Durakta benimle bekleyen 3 kişi daha olunca haliyle “hemşehrim nereye” sohbetini başlatıyorum. Saat 06:45. Bu insanlardan iki genç benim gibi yolcu, diğeri ise gençlerden birini yolcu etmeye gelen yakını. Yakın edebiyat öğretmeni imiş. Hemen konuyu hangi edebiyatı okutuyorsunuza getirip ardından da çaktım: “failatun hala öğretiliyor mu?” Yok öğretilmiyormuş ama “kokmaz bulaşmaz önemsiz bir edebiyat” müfredatıymış. Bu bir aktarımdır. Kürtlerin çoğunluğu oluşturduğu bölgede Kürt edebiyatına özel bir yer verilmediğini, atama öğretmenlerin işlerini koruyabilmek için kurallara sadık kalmaları gerektiğini anlamış oldum. Bir ara öğretmen bana asıl hikayeyi çıtlattı. “Buna gelene kadar daha neler var.” Bizler korunmuş ancak korunabileceğinin garantisi olmayan özgürlük alanlarımızda kendi kendimizi sansürlüyoruz.

Saat 7:00 gibi son modelden bir önceki model bir Ford Transit yanaştı ve içinden bizim hayat dolu Cengiz ve genç bir oğlan çıktı. Açıkçası bir 4 çeker gibi, şöyle altı okka bir araba beklerken servis minibüsü gelmesi biraz beni hayal kırıklığına uğrattı, ama geçen zaman içinde arabanın bu tırmanışlara özel donanımları olduğunu anladım. Neyse hiç olmazsa hareket ediyoruz

Sat göllerine gidiyoruz, Kürt türküleri çalıyor USB’den, kimse konuşmuyor. Ama az açıklamalı bu sonu açık durumlar giderek daha çok hoşuma gidiyor. Yüksekova’dan Güneye doğru ilerliyoruz ve güvenlik kontrolu. Aracın içindeki herkesin VKN leri anladığım kadarı ile bir gün önce zaten bildirilmiş, şimdi değişiklik olup olmadığını kontrol ediyorlar. Bizler tuzluk gibi arabada oturuyoruz Cengiz her işi hallediyor. Arabanın radyosu tatlı bir Kürt türküsü çalıyor. Az ileride bir dere kenarında duruyoruz. Kahvaltıyı Cengiz hazırlıyor. Çalılardan yapılan ateşte kaynayan sudan yapılan çay ve kızartılan ekmekle domates, peynir, zeytin, biber. Önce biraz seçiciydim ama kızarmış pide kokusu gazımı aldı. Zeytin de harikaydı hani.. Suyun ipeksi görünmesinin nedeni fotoğraf ayarlarında.

Nikon D80 düşük ASA, uzun pozlama, 35-80 lens

Durduğumuz yer hakkında da biraz bilgi vermeliyim. Önceki terör döneminde burada kimseler yaşamıyormuş. Hayvanlar ve tarım için insanlar sabah Cilo dağlarına çıkıp akşam geri dönüyorlarmış. Kontrol noktaları ile belirlenen alan içinde gece yasal konaklama mümkün değilmiş. Bir sonraki paylaşımda göreceğiniz sürü fotoğrafı da bu uygulamanın parçası olan bir ağılda çekildi. Kısacası sürü dağda yaşıyor, sabah onları otlamaya götürüyorsunuz ve akşam ağıla kapatıp geri dönüyorsunuz. Birçok yerdeki uyarı tabelalarını çekmek istemedim. Aşağıdaki tabela bile size nereye gidebileceğiniz anlatıyor.

Son iki yıldır Sat göllerine çıkışlar artmış. Kahvaltı yaptığımız Kamışlı yakınlarına kadar nispeten düz giden yol artık tırmanmaya başladı. Motorculara not, yollar fotoğraflarda görüldüğü gibi. İki iseniz gayet rahat çıkarsınız. Hafif ve kaldırması kolay motorla tek de çıkılır. Hatta benim NT 1100 ile de çıkılırdı. Azıcık fazla temkinli olduğum için çıkmadım. Ama çıksaydım Cengiz’in rehberliğinden feragat etmiş olacaktım. Yollar toprak, mucur yok ve yeterince geniş, istediğiniz gibi dinlenip fotoğraf çekebilirsiniz. Düşerseniz ıssız değil. Biri yardım eder. Her yarım saatte bir geçen oluyor. Yola çıkmadan Jandarma’dan bilgi alınız, zira beni Hoşap kalesine sokmadıkları gibi saçma bir uygulama ile karşılaşma ihtimaliniz olabilir. Zaten sürreal bir yer şansınızı fazla zorlamayınız. Ama rehberle çıkmanın başka faydaları var.

Cengiz bizden biri, doğaya duyarlı, samimi, anlayışlı ve komik. Elbette Kürt asıllı, candan ve yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışıyor ve haliyle güzergahı iyi biliyor. Sanırım günde 1 paket sigara içiyor ama bir keçi gibi de tırmanıyor.

Aşağıdaki videoyu drone ile çekerken Cengiz uyardı, “çok yükselme sorun çıkar”. Zaten dikkatle izlerseniz saat 13 civarındaki karakolu görebilirsiniz. Drone kullanmaya yeni başladım. Rüzgar olduğu için ufuk çizgisi paralel değil. İki joy stick ile kumanda ediliyor ve zaman zaman hatalı komut verebiliyorsunuz. Ama çok eğlenceli..

Devam edecek.


Discover more from Korkud Demirel

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a comment