

TDK tanımı: Arapça kökenli; ḫayāl ve Farsça kökenli perest “tapan” ile türetilmiş ḫayāl-perest. Hayal kuran, hayal peşinde koşan, kendini hayal ve tasavvurlarına kaptırmış olan (kimse). Arapça-Farsça bir türev kelime. İngilizcede stargazer veya day dreamer olarak karşılık buluyor. Stargazer ilk olarak 1557-1560 arası yazılarda bulunmuş ve amatör astronom anlamında kullanılmış. Sonrasında “impractical idealism” anlamında evrilmiş ve dilimize işe yaramaz idealizm olarak çevrilebilir. Bu önemli zira kelimenin anlamının içini daha iyi dolduruyor.
Yukarıdaki iki fotoğraf aynı metro istasyonunda çekildi. Burası Moskova’nın merkezindeki Tverskaya bulvarı üzerindeki Mayakovskaya istasyonu. Belki de Moskova’nın en güzel istasyonu, tavanlarında SSCB döneminden kalma mozaikler olan, yılların parlattığı mermerlerle döşeli, tek bir gözlü devasa bir yer altı salonu. Trenleri duymasanız bir müze salonunda kendinizi hissedebilirsiniz. Alttaki de aynı yer. Ama renkli ve fotoğraf makinamı sabit tutmadığım için ışığın filmi boyadığı bir görüntü. Yukarıdakini diğer tüm etkilerden kurtarabilmek için renksizleştirdim, ama aşağıdakinin renklerine dokunmadım.
Hayaller de hep renklidir ve sıklıkla yeterince net değildir(aşağıdaki). Netleştirecek zaman harcanmaz, aceleye gelir, romantikdir, heyecanlıdır ve tadından yenmez. Çok iyi bilirim, çok hayal kurmuşluğum vardır ve hala da hayallerimi kovalarım, sade bir insansanız sakıncası yok, hatta heyecanlı. Gerçekler ise bir o kadar yalın, değiştirilemez ve açık saçıktır. İlk babam ölünce anlamıştım bu durumu.
Hayalperest insanların kısmen ve değişen miktarlarda gerçek algısının bozuk olduğunu ve gerçeği büktüklerini düşünmüşümdür. Kendim için de böyle düşünürüm. Ayrıca hayalperest düşünce zinciri olumlama üzerine kurulu olduğundan, hayalperestler olumlu olabilecek her şeyi kabul ederler, hatta öyle ayakta kalırlar.
Hayalperest ile ileri görüşlü sıfatları hiçbir zaman buluşmazlar. Örneğin Atatürk hayalperest değildi, sadece ileri görüşlüydü, zira hayalperestler ileriyi net görmedikleri için hiçbir zaman yönetici olamazlar, hatta olmamalıdırlar. Zira toplumsal hayal hezeyanına neden olabilirler.
Zaten kapitalizmin insan yaşamına attığı kazıkların başında gelen “herkesin her şey olabileceği” yanılgısı insanlığı felakete sürüklüyor. Bilirsiniz “hayallerinin götürdüğü yere git”, “başarabilirsiniz” veya “hayal ettiğin işi yap” gibi gazlarla sunulan ve herkese sanki bir zorunlulukmuş gibi kendini iyi hissettirme baskısı. Kollektif hayalperizm!
Bu hayalperesteler durumu iyi tartamadıkları gibi, kimlerin onlara oyun oynadığını da göremezler, zira tatlı rüyadadırlar. Hatta etki alanları genişledikçe bu yanılsamayı viral hale getirirler.
Dünyanın her yerinde arkadaşlarım, dostlarım, meslektaşlarım ve güvendiğim insanlar var. Rusya ve Ukrayna’da da var. Bu insanların her biri akıllı, saygılı ve başkalarının hayatlarına müdehale etmeyen türden insanlar. Heyhat Rusya devleti Ukrayna ülkesini işgal etti.
Popülizm hayalperestiliği kaşıyan en önemli unsurdur. Popülist iktidarlar da hayalperestliğe pirim verdikleri için insana zarar verirler, zira tek emelleri vardır iktidarda kalabilmek. Nazım Hikmet bu konuyu biraz daha keskin anlatmış:
onlar ümidin düşmanıdır sevgilim
akar suyun
meyve çağında ağacın
serpilip gelişen hayatın düşmanı
bursada havlucu Receb’e
karabük fabrikasında tesviyeci Hasan’a düşman
fakir köylü hatçe kadına
ırgat süleymana düşman
sana düşman, bana düşman,
düşünen insana düşman
vatan ki bu insanların evidir,
sevgilim onlar vatana düşman..
çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına
çürüyen diş, dökülen et
bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gidecekler
ve elbette ki sevgilim elbet
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle işçi tulumuyla bu güzelim memlekette hürriyet!

Ama gerçek biriciktir. Bu gelen gelen tren gibi. Avrupa hayali ile inilen kuyuda Avrupa yine ipi bıraktı, ve Ukraynalı dostlarım, kaçıyorlar veya ölüyorlar. Bazıları ise haber bile veremiyorlar. Sevgili Rus dostlarım ise, onlar da çaresizler. Hiç bir şey ne siyah ne beyaz.
Hayalperestlere aşık olunur ama önemli ve geleceği yönlendirecek işler verilmez. Siz siz olun hayallerinizin peşinden koşmayı devam edin ama gerçeklere güvenin (bu tatlı kızımadır)ve planınızı ona göre yapın.
Bu arada ” İki Ayyaş”tan biri olan İsmet bey sayesinde hayalperest bir yolda ilerlemediğimiz için bu durumdayız. “Ama ekmek karneye bağlandı” diye gargara yapanlara o savaşta Londra’nın bombalandığını hatırlatınız(8 ay boyunca).
Populist ve hayalperestlerden uzak durunuz..
Discover more from Korkud Demirel
Subscribe to get the latest posts sent to your email.